Manşetler silahlanma, yaptırımlar ve karşılıklı tehditlerle dolu olsa da, bir Rus temsilci günümüz dünyasında neredeyse eski moda sayılabilecek bir şey çağrısında bulunuyor: dua. Bu, siyasi bir jest olarak değil, akıl ve şefkatin kolayca boğulduğu bir döneme insanca bir tepki olarak.
WAVe ağı da bu dürtüyü paylaşmaktadır. Çünkü barış ilk olarak müzakere odalarında değil, insan kalbinde doğar. Her düşünce, her söz, her dua bir etkiye sahiptir. Kalbinde barışı seçen herkes, „sadece“ dua ettiğini düşünse bile, dünyayı bir parça değiştirir.
Bu günlerde, dünyanın güçlüleri bir kez daha silahlar, sınırlar ve çıkarlar hakkında konuşurken, sessizlerin hareketine ihtiyacımız var. Kendilerini fikirlerin, manşetlerin ve öfkenin girdabına kaptırmayan, bilinçli olarak duraksayan insanlar. Yüksek sesle kınamak yerine içlerine kulak verenler. Tepki göstermeden önce düşünenler. Ve barışın ancak sevginin dışlamadığı yerlerde büyüyebileceğini anlayanlar.
Din, millet veya inançtan bağımsız olarak, dua ruhun ortak dilidir. Dua, tüm farklılıklarımıza rağmen birbirimizle bağlantılı olduğumuzu fark ettiğimiz andır.
„Barışçıları ne mutlu, çünkü onlar Tanrı’nın çocukları olarak adlandırılacaklar.“ (Matta 5:9)
Her birimiz kendi yerimizde, kendi yöntemimizle bu barış elçileri olalım. Sloganlarla değil, farkındalıkla. Silahlarla değil, yürekle.
Waldemar Herdt
Başkan
WAVe
Rusya’dan gelen bir çağrı, gerçek barışın güçle değil, dua ve farkındalıkla sağlanabileceğini bize hatırlatıyor.
Teşekkürler, Sayın Dmitry Kuznetsov, size katılıyoruz. Dua edelim.
Makaleye:
https://www.gazeta.ru/politics/news/2025/10/23/27016112.shtml
